Şiddet, modern çağın sosyal vebası olarak toplumsal yapı içinde kendini sıkça gösteren ve pek çok zararları olan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiddetin her çeşidi ve şekli yıkıcı olmakla birlikte kadına karşı olan türü de hem bireysel hem de toplumsal pek çok problem doğurmaktadır. Şiddet sosyal bir sorun olmakla birlikte aynı zamanda pek çok sosyal sorununda kaynağı durumundadır. Bu açıdan bakıldığında kadına yönelik şiddetin önlenmesi hem mikro ölçekte hem de makro ölçekte gereklilik olarak karşımızda durmaktadır. Kadına yönelik şiddetin çok çeşitleri boyutları olmakla birlikte kadına zarar veren fiziksel, sözel, cinsel, ekonomik ve psikolojik boyutları ilk akla gelenlerdir. Bu şiddet türleri kadına fiziksel ve psikolojik zarar vermenin yanı sıra hayati tehditleri de beraberinde getirmektedir. Bu yönüyle yapılan çalışmada Ankara ŞÖNİM’e başvuru yapan 63 şiddet mağduru kadın ile mülakat yapılmış ve kadına yönelik şiddetin boyutları sosyolojik açıdan değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında görüşülen kadınların sosyo-demografik özelliklerine, karşılaştıkları şiddet türlerine, şiddet sürecine ve maruz kalınan şiddet karşısındaki tavır ve tutumlarına yer verilmiştir. Çalışma bulguları analiz edildiğinde merkeze başvuran kadınların birden fazla şiddet türüne maruz kaldığı ve genellikle şiddet davranışının evlendikten hemen sonra başladığı tespit edilmiştir. Kadınların şiddet davranışı karşısında genellikle hemen tedbir alma ve kurtulma yönünde bir girişimde bulunmadıkları, çocukları için şiddet ortamında kalmaya devam ettikleri saptanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir