Sorma !
Vakit huznu doguruyor !
Eylul'ler de karalaniyor takvimden ekimlerin en ayaz gecelerine adimlarimizi atiyoruz !
Sorma ellerimiz yuzumuz askin acimsi tadiyla bulaniyor Cikis yok gonul himayesinin altindan
Eskimis bir hazan oluyor son huzunlerimiz Eskiyor mazi eksiliyoruz teker teker

Sorma !
Gonul unuttu kalem tutmasini Cumleler birlesmiyor eskisi gibi Tadi tuzu kalmiyor yazmisliklarimin
Tadi gelmiyor mutlulugun Oyle uzak ki yuregime tutar tutmaz kiriliyor ellerimde
Can kiriklari kanatiyor icden ice
Bense kan yetmezliginden saliveriyorum icimdeki can'i sonu ucsuz olan ucurumlarin en dibine
Kayiplardayim Ordan oraya gidip kendimle yuzlesmekteyim
Sonucu sormayin !
Hiç'likler diyarindan herhangi biri olarak yeniden aciyorum gozlerimi
Inadina guldurmeye calisdiriyorlar bugun bense onlara inat yapar gibi aglamasini ogretiyorum benden sonra ki gelenlere
Oyle bir lisan ki bu diyarda kendimi harciyorum bile bile
Konusur gibi yapiyorum bazen konusur gibi susduruyorum icimdeki haylaz cocugu
Hep bir gec gelen patlama olusuyor icerimde hep geceye denk geliyor bu kendime susamis huzun patlamalari
Bir sir gibi karanliga ulasiyor huznun her bir damlasi
Ne yâr merhem oluyor nede bir baskalari
Sabr diyorum ustune basa basa yuregimin
Sabr

Sorma !
Felaketim oluyor mazide kalan yasanmisliklar zamanin icine hapsettigim ani hatiralar
Mazinin her bir karesi delik desik ederken yuregimi gunler aylari aylar yillari kostutturuyor hazan mevsimlerinde
Her birsey olumsuz ekiyle karsima cikiyor sokak sonlarinda
Karanligin aydinliga susadigi bu gunlerde gunes bile isik vermiyor zift karasi gunduzlerime
Ne gun yardim ediyor nede bir ani
Sahte tebessumlerimin ardinda saklaniyor cocuklukdan kalma gamzelerim
Sahteliklerin iki yuzluluklerin bolca yasandigi bir iç kanama geciriyor bedenim
Kendi kendime aldatiyorum kendi kendimi ele veriyorum
Ne tuhaf yollar bile hep ayni soru isareti ?
" Nereye gidiyorsun boyle sinsi sinsi ? "
- Sahi nereye gidiyorum ben ? Hangi yollara ayak basmaliyim Hangi yollara izlerimi birakmaliyim ?

Sorma !
Bana soru sorma ey gonul lisani
Kaybediyorsun butun cikis yollarini !
Ne sana kaliyor bu yollar nede baskalarina
Hakikati anlamayan gonul hep boyle darda kalir her zaman
Sen sorma yuregimin huzun fasli
Sen sorma !!

Huzun herkezin ensesinde degilmidir bu vakit
Mutluluk sadece fotograf karelerinde kalan bir yansitmacadir ; oyle demisdi icimin ciz sesi
Mutluluk gelip gecicidir Kimsede kalmaya gelmez oyle
Huznun tadini cikarin bugun ; Her aci diger aciya benzemez
O yuzden huzun ; geldi mi siz sevinin ileriye donuk olsun yuzunuz
Sasirtin nefsinizi Dimdik ayakda durabildiginizi sadece kendinize degil etrafinizdakilere de hissettirin
ISTE ; mutluluk huznun arkasindan gelen bir saniyelik zaman zarfinda bulunan tadimlik bir ruh halidir
Zevkini cikartin !


Leyli serair
Begenmeniz umuduyla