Özel sektör ‘hayalet gemi’ üretmeye giriyor

Özel sektör ‘hayalet gemi’ üretmeye giriyor
Özel sektörden ‘hayalet gemi’

Milli imkanlarla savaş gemisi projesinde (MİLGEM) önemli bir değişikliğe gidildi.

 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde İstanbul Tersanesi Komutanlığında inşa edilen savaş gemilerini artık özel sektör üretecek. Bugüne kadar askere karakol botu ve sahil güvenlik gemisi üreten özel sektörün iki firmasına bu kapı açıldı. Yalnızca Dearsan ve Koç RMK Marine bu kapsamda açılacak ihaleye çağrılacak. MİLGEM projesi çerçevesinde 8 gemi inşaasına karar veren Deniz Kuvvetleri bugüne kadar iki gemi inşa etti. İlk gemi Heybeliada, uluslararası savunma fuarı IDEF kapsamında görücüye çıkarken ikinci gemi üzerinde çalışmalar devam ediyor. Özel sektör ise üçüncü gemiden itibaren görevi devralacak ve 8 gemilik seriyi tamamlayacak.
İhale şartları belli değil
İki firmadan beklentiler henüz belirlenmedi. Firmalardan biri ihalenin tamamını da alabilir, gemiler firmalar arasında paylaşılabilir ya da gemilerin iş payları iki firmaya dağıtılabilir. Bu konudaki çalışmalar ihaleye çıkılmadan önce tespit edilecek ancak bugünkü karara göre bu iki özel tersane dışında hiçbir firma ihaleye kabul edilmeyecek.
Radarda görülmesi zor
MİLGEM projesinin Korvet inşaası olduğu söylense de boyutları itibariyle inşaa edilen gemiler bir boy büyük fırkateyn sınıfında yer alıyor. Düşman gemilerin radarlarında olduğundan daha küçük görünmesini sağlayan bir yapıya sahip olduğu için görünmez kabul edilen gemiler helikopter taşıyabiliyor. Gemiler birbirine benzer özelliklerle inşa ediliyor.

Heybeliada’nın özellikleri

Uzunluk: 99,00 m
Azami Genişlik: 14,4 m
Deplasman: 2000+ ton
Tahrik Sistemi: 2 Dizel + 1 G/T (CoDAG) 30.000 kWs
Ekonomik Hızda Azami Menzil: 3.500 Deniz Mili
Azami Hız: 29+ kts
Silah Sistemleri: 76 mm Baş Topu, 2 Adet 12,7 mm STAMP, 8 x Harpoon Gemisavar Füzesi, 2 x 324 mm Mk32 Çiftli Torpido Lançeri, PDMS (RAM) 21’li Lançer
Helikopter: 10 tonluk helikopter

16 Mayıs 2011
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk

Kırmızı şarabınız eskiden ‘kaba’ydı çok gelişmiş ve vites büyütmüşsünüz

Kırmızı şarabınız eskiden ‘kaba’ydı çok gelişmiş ve vites büyütmüşsünüz
Şarapta vites büyütmüşsünüz

Pek çok önemli otel ve restoranın şarap danışmanı olan Master of Wine (şarap uzmanı) Peter McCombie, “20 yıl önce Antalya’da eğitici kaptanlık yaparken beyaz şaraplarınız okside, kırmızılarınız çok kabaydı. Şarapçılığınız çok gelişmiş” dedi. Etkinliği Twitter’dan izleyen ünlü Master of Wine Debra Meiburg ise Türk şarapçılığının vites yükselttiğini söyledi.

 

MASTER of Wine (şarap üstadı) ile 21 firmanın 122 şarabının değerlendirildiği Masters of Wine Weekend İstanbul’un ikincisi 5-8 Mayıs tarihlerinde yapıldı. Türk şaraplarına yüksek puan veren uzmanlardan sektöre büyük övgüler geldi. 1994’te Master of Wine unvanını alan ve Cinnamon Club, Groupe Chez Gerard, Searcy’s, Sonny’s Restaurants gibi çok sayıda otel ve restorana danışmanlık yapan Peter McCombie, 20 yıl önce Antalya’da yelkenli teknelerde eğitici kaptanlık yaptığını söyledi. McCombie, “Türkiye’de o dönem genelde beyazlar okside, kırmızılar oldukça kaba şaraplardı. 20 yılda inanılmaz gelişim yaşanmış” dedi.
Kitap yazmaya geliyor
McCombie, “Kendinden emin, kaliteden ödün vermeme konusunda kararlı ilginç üreticilerle tanıştım. Şaraplarınızın dünyada hak ettikleri yeri almaları için artık ciddi adımlar atmak gerek” diye konuştu.
Vintage, The International Wine Cellar, Los Angeles Times, New York Times, Independent on Sunday gibi dergi ve gazetelerde yazan Joel Butler “Öküzgözü ve Narince uluslararası kıymette üzümler. Özellikle beyaz şaraplar, uluslararası üzümlerden yapılan kırmızılar ve kupaj kırmızı şaraplar çıtayı daha da yükseltmiş” dedi. Butler şöyle devam etti: “ABD pazarı oldukça büyük ve karışık. Maalesef Türk şarapları orada hak ettikleri yerde değil. Ancak ilgi kesinlikle arttı. Bu yıl Eylül ayında, şarabın anavatanı üç ülkeden biri olan Türkiye’de şarapçılığın izini sürecek bir kitap hazırlığındayım.”
Hong Kong’dan Tweet var
Aynı tarihlerde Güney Afrika şarap tadımında olan ve Twitter’dan İstanbul etkinliğini takip eden Hong Kong’da yaşayan MW Debra Meiburg da, Twitter’da Türkiye’nin dünya şarapçılığında görünürlüğünün ‘yüksek viteste’ olduğunu yazdı.

Piyasaya henüz çıkmamış şaraplar da değerlendirildi

İKİNCİ Masters of Wine Weekend İstanbul etkinliği için gelen şarabın 7 üstadı, henüz piyasaya sunulmamış Türk şaraplarını da tattı. Çoğu mayıs-ekim döneminde pazara sunulacak bu şaraplara ilişkin puanları listelerde görebilirsiniz .

Türkiye önem kazanıyor biz de şahitlik ediyoruz

HOLLANDA’da şarap okuluna sahip olan ve 1992’de MW unvanı alan Frank Smulders, özellikle beyaz şaraplarda ve uluslararası üzüm türlerinden yapılan kırmızı şaraplarda bir yılda olağanüstü ilerleme olduğunu belirtti. Smulders şunları söyledi: “Bu yıl 90 puanın üzerine çıkan şarap sayısında da, 85 puanın üzerindeki şarap sayısında da ciddi artış var. Türkiye giderek daha heyecan verici üretici bir ülke durumuna geliyor. Türkiye’nin şarap dünyasında önemli yeni bir ülke haline gelmesine şahitlik ediyoruz. Hollanda’da Türk şarapları etnik pazarda mevcut. Bu şaraplardan bahsettiğimde, insanlar ilgi duyuyor ancak kolay ulaşamıyorlar.”

Kalecik Karası çok önemli bir keşif

JAPONYA’daki tek Master of Wine unvanlı kişi Ned Goodwin “Türk şarapları hakkında daha önce bu etkinliğe katılan Jancis Robinson ve Tim Atkin’den oldukça heyecan verici şeyler okumuştum. Bu yıl, birinci elden bu şarapları tatma fırsatını yakaladığım için çok mutluyum. Örneğin Kalecik Karası benim için çok önemli bir keşif. Diri, canlı, aromatik açıdan oldukça cazip, keyifli ve yüksek kaliteli örneklerini görmek heyecan vericiydi. Özellikle tattığım bir tank örneği, hakikaten olağanüstüydü” diye konuştu.

Şarabın yükselen yeni ülkesi Türkiye

MW Nick Adams, Türk şarapları hakkında fazla bir şey bilmediğini itiraf ederek şöyle konuştu: “Türkiye’ye neredeyse her yıl 2.5 milyon İngiliz geliyor. Bu şarapların daha yaygın olarak İngiltere’de olmaması oldukça şaşırtıcı. Samimi olarak, Türk şaraplarının genel kalite düzeyi benim için olumlu anlamda bir sürpriz oldu. Hakikaten dünya pazarlarında kolayca baş edebilecek derecede yüksek kalitede onlarca şarabınız var. Şarabın yükselen yeni ülkesi Türkiye.”

16 Mayıs 2011
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk

Adapazarlı Verso’nun ticarisine 4 aydır Maliye’den onay çıkmadı

Adapazarlı Verso’nun ticarisine 4 aydır Maliye’den onay çıkmadı
Verso’nun ticarisine Maliye'den onay çıkmadı

Japon Toyota, tüm dünyada sadece Adapazarı fabrikasında ürettiği MPV modeli Verso’nun yüzde 10’luk vergi dilimine giren ticari araç versiyonuna 4 aydır Maliye’den satış onayı alamadı.

 

Avrupa’dan ve Türkiye’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan tüm tip onay belgelerin alınmasına rağmen Maliye yetkilileri, “Bu araç ticariye benzemiyor’ diyerek Türkiye’de satış izni vermedi. Toyota’nın daha önce Renault’nun bünyesindeki Dacia Logan MCV’yi verilen satış iznini örnek göstermesi üzerine konunun Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e götürülmesi kararlaştırıldı.
Avrupa ve Türkiye tip onayı
Toyota’nın Türkiye distribütürü ALJ Grubu’nun bastırmasıyla çalışmalarına 2010 yılı ortasında başlanan Verso’nun ticari araç versiyonu için tip onayı işlemleri Avrupa Onay kuruluşlarında tamamlanarak önce Avrupa Birliği’den Tip Onayı alındı. Benzer şekilde Türkiye yol şartlarına da uygunluğunu gösteren bu yeni ticari araca ait Ulusal Tip Onayı Belgesi de Sanayi Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü’nden alındı. Bunun üzerine aracın üretimi için bu yılın başında düğmeye basıldı.
Alınan Ulusal Tip Onayında da, Avrupa Birliği Tip Onayında da Toyota Verso ticari aracın kategorisinin N1 (hafif ticari araç) olduğu belirtilirken, bu uygulama pazarda bulunan tüm rakip markaların CDV segmentindeki ürünlerinin içerisinde yer aldığı kategori ve gövde tipinde olduğunu gösteriyor. Ancak Adapazarı’nda üretilen bu aracın Türkiye’de satışına başlanabilmesi için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranının tespiti gerekiyor.
Bakandan yardım istendi
Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Uygunluk Belgesinde verilen değerler doğrultusunda bu yeni aracın yüzde 10’luk ÖTV oranına sahip olması gerektiğini belirterek, “Ancak binek versiyonu ile aynı dış görüntüye sahip olması nedeniyle, konunun Maliye bakanlığınca değerlendirilimesi ihtiyacı oluşmuş ve ÖTV oranının teyidi için Maliye Bakanına başvurulmuş. Şu an itibariyle bu konudaki incelemeler sürüyor. Bakanlıktan teyid alınır alınmaz Verso Active aracının satışına başlayacağız” dedi.
Şubatta satışa sunulacaktı
Şubat ayında 5 koltuklu Kombi ve 2 koltuklu Van versiyonuyla pazara sunulması planlanan ‘Verso Active’ isimli modelden Türkiye’de yılda ilk etapta 3 bin adet satılması hedefleniyordu. Verso Active’nin satış fiyatı ise 36 bin 500 TL’den başlayacaktı.

Türkiye, Toyota’nın en gözde ülkesi oldu

TOYOTA Başkanı Akio Toyoda’nın açıkladığı 2020 Global Vizyonu, Avrupa’da Rusya ve Türkiye’yi gözde ülke yaptı. Daha önce gelişmekte olan pazarlarla gelişmiş pazarları eşit gören Toyotar, bundan sonra gelişmekte olan pazarlarda daha atak olmayı hedefliyor. Bu yeni stratejiyle birlikte Türkiye’nin Toyota’nın en gözde pazarı haline geldiğini söyleyen Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “Toyota’nın yüzde 50-50 olan gelişmiş-gelişmekte olan ülkeler satış oranı, yüzde 60 büyümekte olan pazarlar lehine çevrilmesi planlanıyor. Böylece ürün geliştirme konularında bu ülkelere daha fazla önem verilecek. Türkiye’de yatırımın artacağı pazarlar arasında yer alıyor” dedi.
Bölgesel karar verilecek
Toyota’da yeni bir yönetim anlayışının daha benimsendiğini söyleyen Bozkurt, şirketin bölgesel yönetimlere daha fazla yetki verme kararı aldığını kaydetti. Daha önce kararlar Japonya merkez tarafından alınırken, bundan sonra bölgesel yönetimlerin alınan kararlarda etkili olacağının altını çizen Bozkurt, “Türkiye’de de Avrupa pazarına yönelik stratejilerin daha fazla hissedileceğini öngörebiliriz. Bu da Türk tüketicilerin ilgi ilgi duyacağı modellerinin üretileceği anlamına geliyor. Bizim dilek ve taleplerimiz bu yeni yönetim anlayışıyla daha öncelikle değerlen-dirilecek.”

Tsunami ve deprem bu ay bizi vurdu

ALİ Haydar Bozkurt, yılın ilk 4 ay sonrasında 50 bin adetlik yıl sonu hedeflerine göre bin 100 adet önde gittiklerini belirterek, “Japonya’daki deprem ve tsunamiyle ilgili  bu aya kadar tedarik sıkıntısı yaşamadık. Ama bu ay yaşıyoruz. Bu ay 4 bin adetlik hedefimiz 2 bin 500 adede düşecek. Alabileceğimiz araç sayısının ne olacağını bu ay sonunda görebileceğiz. Şimdilik 50 binlik hedefimizi bozmayacak şekilde yürüyoruz. ”

16 Mayıs 2011
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Kategoriler

Sayfalar