Almanya’da yaşayan Türk kızı Sıla Şahin,
Playboy dergisinin Almanya edisyonuna kapak olan ilk Türk oldu.
Almanya’da Schlechte zeiten (İyi Zamanlar, Kötü Zamanlar) adlı dizide başrol oynayan Şahin, “Ailen ve çevren bu fotoğraflara nasıl bakıyor?” şeklindeki soruya Şahin, “Ailem henüz bilmiyor. Ailemle birbirimizi seviyoruz. Belki bir süre benimle konuşmazlar ama amcalar, teyzeler ya da komşuların ne diyeceği, beni hiç ilgilendirmiyor” cevabını verdi.
İnsan aldatan eşinin diğer kişiyle olan ilişkisinin ayrıntılarını gizli gizli düşünür durur. Ona aldığı hediyeleri, ona maddi anlamda ne verdiğini, gittikleri yerleri, ona yazdığı şiirleri kısacası bir ilişkiye ait her şey aldatılan tarafın merakını kamçılar.
Karısının kendini aldattığını öğrenen bir adam karısının ve sevgilisinin birbirleri için doldurduğu aşk şarkıları kasedini dinler. Cosmotürk’teki habere göre, kasetteki romantik sözleri dinlemek onu duygusal anlamda çok yaralasa da çok önemli bir şeyi anlamasına yardımcı olur. Karısı onu aldatmıştır çünkü adam son zamanlarda karısına hala aşık olduğunu gösterecek hiçbir harekette bulunmamıştır. Bu olay ona, evliliklerine romantizmi geri getirmesi gerektiğine dair bir uyarı olmuştur çünkü karısının ilgiye ihtiyacı vardır, tıpkı kendisi gibi.
Aşağıda gördüğünüz 10 soru aldatılmanızın altında yatan sebepleri bulmanıza yardım edecek. Eşinize bu soruları sormanız ve onunla bunlar üzerinde konuşmanız evliliğinizi kurtarmanız için size ikinci bir şans tanıyabilir.
İŞTE ALDATAN EŞE SORULACAK 10 SORU:
Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor.
VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbirlerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.
Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.Hamilelik süresince jinekologu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmektedir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.
Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.
Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar:
Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etkilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır.