Dudaklarimin arasindaki sarki,saclarimi oksayip giden ruzgar,
Yuregimin kaniyla yazdigim siirler,akan deryalar,nehirler sustu.
Sustu ve uzaktaki yar sustu…
Hep hep sustumda ne oldu ki?
Bitkin,kirgin perisan yasadim.Kanimla yazdim yuregime.Nakisladim.
Oyle, oyle cok sevdimki seni…sevdimde….sevdimde ne olduki??
Kara sapli bicak sirtimda yasadim.
Sabahlara kadar inleyip gunesi gozyasimla selamladim.
Hayallerime yazdim,duslerimde topladim.
Yuregime,yuregime koydum seni.Yuregimin en derin yerine.
Koydumda…koydumda ne oldu ki??
Ben sustum,sen soyle uzaktaki yar.Soylesene gonul yaram…?
Ben…ben zaten hep susmadimmi??
Bu dort duvar arasina hapsedilip,susmaya mahkum edilmedimmi??
Canim diye sevmek hakkim degilmi?
Seni hayal edip,seni sensiz yasamadimmi???
Duvardaki resmine bakip bu gozler,kahir dolusu aglamadimmi??
Ben sustum gulum,sen soyle.Ben….ben sustum.
Soylesene hasretim?.hasretim sana degilmiydi?bu yalvarislar yakarislar
Canim gibi sevmedimmi?Sevipte canima katmadimmi??
Soyle be uzaktaki yar…!
İsmini,dudaklarima hece yapmadimmi?
Allahimdan sonra sana tapmadimmi?
Seni mavi bulutlara yazip, duslerimde toplamadimmi??
Sana olan sevdami,soyle?yildizlara haykirmadimmi?
Ben haykirdikca, yildizlarin bir bir kaymadimi?soyle
Dusmedimi yildizlarin. Dusup kaybolmadimi??
Gokyuzu birden kararip, simsekler cakip kasirgalar kopmadimi?
Cehennem gibi yanan yuregimin ustune yagmurlar yagmadimi?
Yagmurlarin yuregimi sondurmedigine sahit olmadinmi?
Hep sana yanmadimi yuregim.soyle..?.yanmadimi?
Ben sustum..
Ben sustum be canim sen soyle…
Ben zaten hapsedilip, susmaya mahkum edilmedimmi?
Kirli bir gomlek gibi cikarilip atilmadimmi?
Sabahi olmayan yorgun gecelere hayalinle girmedimmi??
Hep ayni iskence.sabahlari beklemedimmi?
Soylesene bi tanem sevdamla yuregimi daglamadimmi?
Ayaz geceleri,sensiz titreyerek bitirmedimmi?
Soyle yarim…ben sustum…ben hep susmadimmi?
Nemli kirpiklerimde sensiz geceleri oldurmedimmi?
Yuregim sizlarken,yarali gonlume kirilmadimmi?
Yuregime hep ayni aci,ayni iskence dolmadimi?
TAPTIM DA SANA NE OLDUKİ….?
Hep yikilip kahir dolusu aglamadimmi?
Ayaz geceler,ugrunda titreyerek yasadim
Diz cokup onune,avuc acip yalvardim.
YALVARDIM DA NE OLDU Kİ….?
Kalbinin dilencisi,yureginin kolesi oldum belalim
Yuregim kaniyor,gozlerim agriyor
Tukendim…tukentim be gulum.
Yoruldum…halim kalmadi. yikildim oldugum yere.
YIKILDIM BE BALIM…
Ben sustum be belalim Ben sustum
Yemin ederim.yemin ederimki sustum
Gozlerimden herseyi alip giden kasirga sustu
Hep soylemek istedigim o sarki varya,
Dudaklarimin,dudaklarimin arasindaki o sarki sustu
penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu
Yuregim sustu,konusan dilim sustu
Ben…ben sustum uzaktaki yar
Sen soyle,
Ben,
Ben sustum.
Sustum sustum….
Sana Kırgınım
Aslında ne sana,ne olanlara..
Kendime kırgınım..!
Maziye hiç değil, âna kırgınım
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa…
İyi değilim. Galiba yoruldum…
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
CAN YÜCEL

“Çile gâh ömrüme sen’sizliği yerleştiren demlerden geliyorum.
Örtümün altında kalmış duygularımı boydan boya sulara bırakıyorum şimdi.
Hava soğuk, ellerim buz kesti her sen çarpışında…
Çektim kalemi zülfü yardan…
Değdir/me;
karalığına bezenme…sin gözlerim!
Aşk-ı mecruhum,
dayanamam…
Arzım hal’e ulaşmaz, şeceresi kalır yokuşlarda…
Meftunum sana ey kalbimin iştiyaki!
Çilesi ömrüme hediyedir sefil sokakların…Dokunursan düşecek bir nefeslik ömür sermayemden…
Melek suretinde görün/me, çığlıklarım sarsar alemi!
Besleme çocuk cılızlığında bir hayat sunardın önce…
Bir esame uzantısında kalan şuh vaadinde serildim kapı eşiğine…dinledim,
sustum aşk dehlizinde…membaı oldum sözlerinin…sükuta yeltenen her hamlemi boşa çıkardın…
Na’zar eyleme yar!
Lâl’im sana…
Destursuz girmedim gönlüne…
Siyah perdelerden geçirdi beni hayallerin ama küsmedim…
körüm ben ey!
sen aldırmazsan kaleleri yıkılacak kentimin…
zaman korkulu bakışlarını çeksene üzerimden!
bakma bana öyle yâr’sız yâr’sız…
Zaman’da bir dirhem O yoksa ne faydam kalır şu yalanı kendinden dörde katlanmış dünyaya…
âh yâr!
n’olur zekatını ödesen bu aşk’ın!
Bak günaha giriyorum,
daha fazla sevemiyorum seni…
utanıyorum…
haya perdesi kat kat dolanıyor kirpiklerime…
Nazar eyleme yar!
ağlamaktan â’mâ oldu sözlerim…
hangi yana bak/ma/sam yoksun…
Ölüm sarar mı beni hey!
sen’siz ölümü haram etmişler,
kolay mı böyle hiç yoktan ölmek?
medcezirdir bu aşkın mevsimi!
yaşa/ya/masam ne çıkar ki sen’den?
ne eksilir,ner düşer ki yok/sul/luğuna?
ben bir adım sen’de,sen bin adım ötemde…
özrü kabahatinden büyük kaçışların varken hangi yalanına inandıracaksın söyle!
Dur yar, dur!
bana na’zar eyleme!
Lal’im görmez misin?
tutulur dilim, kesilir nefesim…
çirkin bir siluete bürünürüm,
geçmişim yaşlanır,
kamburu çıkar duygularımın…
duraklar bana ihanetinin temsili kayıp ilanlarınla hücre olur…
her otobüs gardiyan suretinde geçer içimden,
ezer tüm sen’li yanlarımı…
âh etmem yâr ama sen n’olur nazar etme bana!
bakamıyorum ardına…
kalamıyorum uçsuz bucaksız soğukluğunda…
donduruyorsun!
Aşk’ının erdeminde sular kaynarsa durma!
Deva’m sen olsan da meyletmem şifana…
bu dava düşsün,
kırılsın kalemi bela’mın!
doksan dokuz tesbih sabrıdır sana çekilen figanım…
cehdime ihanet etmem canımın üzerine kayalar koyulsa da…
bir Bilâl sükûtu dolar felcinden oyuklaşan dilime…
Susarım kesik kesik yar!
selamın başım üstünden geçsin…
bakılası bir yüz bırakmadın sen bana…
Melalim n’olur közümü körükleme!
yakışmaz bana adımlarının vuracağı topraklara kuyular büyütmek…
istemem Yusuf kadar cihanda güzelliğinin duyulmasını.
yüz görümlüğümü iç cebinden çıkarana kadar Züleyha güzelliğim yok!
Sevdana bereket olsun amma sakın hicabına düşürme gözlerimi!
Ey kıblesine aşk düşürdüğüm sevda sözcüğüm!
Kerem eyle,demlensin içimde mahzun suretin…
Çelik duvarlar büyütme, yok takatim!
cüssem bu kalıplara küçük gelir, n’olur zorla sığdırma yok/sul/luğuna!
uzansam yetmez kollarım..
damarlarım çekilir,kısalır kemiklerim…
gölgem bile kalmaz kaldırımlarda…
haziran’da dolanırken hayallerimi eylül’e çevirme yâr!
hissiyatım bir elif miktarında…
değerse diline gerisi yok!
çekersin içine ve yıkılır bütün kapılarım…
Lütfuna duçar olacak dua mahiyetiyle sana bu seslenişim…
Aczi yetimden emr’olunduğu gibi dosdoğru varmaktı huzur’a canım.
hizaya gelmeyen bütün taşkınlıklarıma çekildi âh’larım…
tövbeler olsun ki senin adını bir kez olsun göğümden almadım.
Ekmek buğusu kokusunda tefekkür eyledi gönlüm Yaradan’a…
Na’zar eyleme yâr,
lâl’im sana!
Yâr mısın yoksa yara/layan mısın?
Hasretim yetmeyecek ömrüme bilirim…
Sen böyle uzaktan baktıkça vuslat da karşılamayacak bu bekleyişi…
Zemzem tadı mübarekliğinde düştün avuçlarıma ama doyurmadın say koşuşlarına…
Vah benim çile gah bedevi yalnızlığım!
Tükendin de bitmedin….
Saatim ertelenmiş yaşanmamışlıkları zihnimden alaşağı ederken,
kavrulmuş harflerimin düşeceği satırlara zifiri karanlığını mühürlüyor.
Damla damla yaşlar hücum edip talan ediyor gönül vadilerimi.
Ah yâr!
hiçliğimi vurma,kanıyorum…
Sırtımdaki izleri doldurmayacak kara topraklar bile;
öylesi derin…
usandırma n’olur!
Gel,
gel de düşür aşkını tahtımdan…
Na’zar eyleme yâr!
Lâl’im…
Ahvalim mecalsiz…
Külliyen yalan olsun aşk’sız geçtiğim her gün!
Sen Na’zar eyleme de Aşk konsun benim adım!