Diabet nedir? Diabetes MeLLitus

Diabet nedir? Diabetes MeLLitus

DİABETES MELLİTUS 
Diabet nedir?
Diabet,insülin hormonu eksiliği ya da vücuttaki etkisinin azlığı ile ortaya çıkan,kanda glikoz(şeker) yükselmesine neden olan kronik bir hastalıktır.

İnsülin nedir?
İnsülin vücutta pankreas adı verilen salgı bezinde üretilen bir hormondur.Yenilen besinlerden kana geçen glikozun hücreler tarafından alınarak enerji olarak kullanılmasını sağlar.İnsülin eksikliği ya da yokluğunda besinlerden kana geçen glikoz(şeker) hücreler tarafından alınıp kullanılamaz,böylece kan şekeri yükselir.

Diabet tipleri nelerdir?
Tip 1 Diabet : Pankreastan salgılanan insülin eksik ya da tamamen yoktur.Bu nedenle,bu hastalar tedavide mutlaka insülin kullanmalıdır.Bu nedenle bu tipe (İnsülin bağımlı diabet ) denir.
Tip 1 diabet ,genellikle genç ya da çocuk yaşta ortaya çıkar.Genetik yatkınlık mevcuttur.

Tip 2 Diabet : Toplumda en sık görülen diabet tipidir.Neden;pankreastan insülin salgısının bozulması ya da salgılanan insülinin hücrelere girip etki gösterememesine yol açan (insülin direnci)dir.Genellikle 45 yaş üzerinde ve artan kiloya bağlı olarak ortaya çıkar.Tedavide diet ve ağızdan alınan ilaçlar,gerekli olduğunda insülin kullanılır.Mutlaka insülin kullanmaları gerekmediğinden bu tipe(insülin bağımsız diabet )denir.

Gebelik Diabeti : lk kez hamilelik sırasında ortaya çıkan diabettir.İnsüline bağımlı olmayan diabet tipi özelliği gösterir ancak diet ile kontrol altına alınamazsa tedavisinde insülin kullanılır.Genellikle doğumdan sonra normale döner.Ancak bu kişilerde ileri senelerde diabet gelişme riski yüksektir.

Gizli Şeker (Pre-diabet)nedir?

Kan şekeri düzeyi normalden yüksek ama Diabet tanısı koymak için yeterli yükseklikte değilse bu duruma Pre-diabet(gizli şeker) denir.Yapılan çalışmalar pre-diabetli kişilerin çoğunda 10 yıl içinde Tip2 diabet geliştiğini göstermiştir.Bu kişilerde,yapılacak diet ve ekzersiz düzenlemesi ile diabet hastalığı gelişimi önlenebilir.

Diabet Belirtileri Nelerdir?

  • Ağız kuruluğu
  • Çok su içme
  • Sık idrara çıkma
  • Sürekli açlık hissi
  • Yavaş iyileşen yaralar
  • Sık gelişen infeksiyonlar
  • Bulanık görme
  • El ve ayaklarda uyuşma


Diabetin Komplikasyonları Nelerdir?

Kronik (uzun süreli)komplikasyonlar:

  • Kalp ve damar hastalığı
  • Böbrek yetmezliği
  • Görme azalması,körlük
  • Nöropati( his kaybı,ayaklarda ağrı-yanma,mide,barsak,mesane sinirlerinin hasarı)
  • Amputasyon(ayak ve bacak kaybı)


Akut(kısa süreli) komplikasyonlar:

  • Hiperglisemi (kan şekerinin aşırı yükselmesi)
  • Hipoglisemi  (kan şekerinin aşırı düşmesi)

Diabet Riski Kimlerde Fazladır?
Herkes ve her yaş için diabet olma riski vardır.Ancak bu riskin fazla olduğu durumlar bulunur.Bunlar:

  • Ailede diabet olanlar
  • Aşırı kilo
  • Fiziksel hareketsizlik
  • 4kilo ya da üzerinde bebek doğurmuş olanlar
  • Stres
  • Prediabetik olanlar

Diabet Neden Önemlidir?
Günümüzde dünya üzerinde yaklaşık 250 milyon diabetli bulunmaktadır.Bu sayının 2025 yılından önce 380 milyona ulaşması beklenmektedir.Bu yaygın ve hızlı artış nedeniyle diabet bugün,dünyada en önemli 4. ölüm nedenidir.Her 10 saniyede bir,bir kişi diabete bağlı bir nedenden dolayı hayatını kaybetmektedir.
Diabet hastalarında,diabetli olmayanlara göre,kalp ve damar hastalıkları,böbrek yetmezliği felç,görme azalması ya da körlük riski daha fazladır.Diabet, kazaya bağlı olmadan gelişen alt ekstremite amputasyonunun (bacak kaybı) en sık nedenidir.

Diabetten Korunmak Mümkün mü?

Tip 1 diabetten korunmak mümkün değildir.Ancak Tip 2 diabet için temel korunma yolu kilo kontrolü ve fiziksel aktivitedir.
Kilo kontrolü ve artmış fiziksel aktiviteyi hedefleyen yaşam tarzı değişiklikleri,tip 2 diabet gelişimini önlemede en önemli ve temel kuraldır.
Bunun yanı sıra başta risk gruplarındakiler olmak üzere kişilerin düzenli kan şekeri kontrolu yaptırmaları,uyarıcı semptomlar görüldüğünde doktora başvurmaları hastalığın erken tanısına yardımcı olur.
Birçok kişi hastalığın belirtileri başlamadan birkaç yıl önce diabet olmuş olabilir.Tanı konulduğu sırada,bu hastaların çoğunda diabet komplikasyonları gelişmeye başlamıştır.
Unutulmamalıdır ki; diabet tanısının erken konulması,ciddi komplikasyon riskinin önemli ölçüde azaltılması ve tedavinin daha kolay olması demektir.
                                                                                                                                                 

20 Aralık 2011
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk

Fobi nedir?

Fobi nedir?

Fobi nedir?

Gerçekte korku yaratmayacak bir objeye, aktiviteye veya duruma karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmaya fobi denir. Fobik kişiler belli bir durum, nesne veya aktivite ile karşılaştığında aşırı anksiyete duyar. Kişiler korkularının saçma olduğunun farkındadır, ancak korkularını mantıksal düşünerek engelleyemezler. Bu korkular fobik kişilerin günlük işlevlerinde bozulmaya neden olur.

Fobiler toplumda sık görülür. Araştırmalarda toplumda %10 oranında fobik olduğu söylenmekle birlikte tahminen bu değer %25 dolayındadır. Araştırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasının en önemli nedeni bu kişilerin hastalıklarının farkında olmaması ve tedaviye başvuruların az olmasıdır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Sosyal fobi genelde gençlik yıllarında özellikle karşı cinse ilginin arttığı dönemlerde ortaya çıkar.

FOBİ NEDENLERİ NELERDİR ?
Fobilerin gerçek nedenleri bilinememektedir. Öne sürülen fobi nedenleri türlerine göre değişmekle birlikte aynı fobi türünde de hastadan hastaya değişiklik gösterir.Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik, genetik ve çevreseldir. Genetik yatkınlık: bazı özgül fobilerde genetik yatkınlık fazladır. Örneğin kan aldırma veya enjeksiyon yaptırma fobisi olan kişilerde ailede benzer hastalık normal topluma göre daha sıktır. Ancak bu yatkınlığın genetik veya çevresel etkenlere bağlı olarak gelişip gelişmediğini aydınlatacak araştırmalar henüz yetersizdir.

Nörokimyasal nedenler: bazı insanlarda adrenalin ve noradrenalin salınımının fazla olmasının veya etkilenen organların bu maddelere normal insanlara göre daha duyarlı olmasının bu hastalığa yol açtığı ileri sürülmektedir. Verilen ilaç tedavileri de bu maddelerin salınımını veya bedensel duyarlılığı azaltmaya yöneliktir. Psikiyatride fobilerin geçmiş yaşantılara bağlantılı olarak geliştiği yolunda ispatlanmamış çeşitli teorileri mevcuttur. Watsonun öğrenme teorisinde fobilerin şartlandırılmış refleks davranışlar sonucu oluştuğu ileri sürülür. Bu teoriye göre daha önce kaygı uyandırmayan bir uyaran kaygılı bir uyaran ile bir araya geldiğinde öğrenme yolu ile kaygı uyandıran bir uyaran haline gelmektedir. Örneğin asansör korkusu olmayan bir kişi elektrik kesintisi ile asansörde mahsur kalma sonucunda asansör korkusu geliştirebilir. Bu olay öncesinde rahatlıkla asansöre binebilirken asansöre binemez hale gelebilir veya asansöre bindiğinde aşırı kaygı duyma görülebilir Freud’a göre fobiler bilinç dışı çatışmalarla ilgilidir ve ödipal kompleks ile ilişkisi vardır. Bastırılmış, bilinç dışına itilmiş bazı korkular yer değiştirerek normalde kaygı yaratmayacak bir nesne veya duruma yöneltilir ve bu şekilde fobiler gelişir. Yapılan araştırmalarda sürekli strese maruz kalan çocuklarda yaşamın ileri dönemlerinde yaygın fobik davranışlar görülebilmektedir. Sürekli stres yaratan nedenler arasında erken yaşta anne veya babanın kaybı, anne veya babadan ayrılma, ev içinde şiddete maruz kalma sayılabilir. Bazı bedensel hastalıklar , nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda fobik semptomlar görülebilir. Bu rahatsızlıkların ayırıcı tanı yapılırken dikkate alınması gerekir.

FOBİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır: Çarpıntı Yüz kızarması Titreme Terleme Bulanık görme Nefes darlığı Ağız kuruluğu Yutkunma güçlüğü v.b.

Sosyal fobinin panik bozukluktan tek farkı belirtilerin belli durumlarda ortayaçıkmasıdır. Panik bozukluğu olan kişiler ne zaman panik atak geçireceklerini bilirler ve panik atak geçirmemek için fobik durumlardan kaçınırlar. Örneğin asansör korkusu olan kişiler asansöre bindiklerinde panik atak geçirebilirler ve bundan korunmak için üst katlara merdivenlerden çıkıp inmeyi tercih ederler bu şekilde panik atak gelmesini önlerler. Yine uçak korkusu olan kişiler uçağa binmek yerine başka vasıtaları kullanarak yolculuk etmeyi tercih ederler. Fobisi olan kişiler bu kaçınma davranışını kullanarak panik atak gelişmesini önlerler.

Panik bozukluğu olan kişilerde fobilerden farklı olarak panik ataklarının ne zaman, nerede geleceği belli değildir ve atağın gelmesi genelde önlenemez.

1 Aralık 2011
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk

FERDİ TAYFUR YÜZ FELÇİ GEÇİRDİ

FERDİ TAYFUR YÜZ FELÇİ GEÇİRDİ

Yüz felci geçiren ünlü şarkıcının doktorları şarkı söylemesini yasakladı!

Ferdi Tayfur yüz felci oldu. Şeker hastası olan ve geçtiğimiz yıl Dalaman’da rahatsızlanıp hastaneye kaldırılan Tayfur’a doktorları en az bir yıl sahne yasağı koydu. Ünlü şarkıcı daha önce de ayaklarından rahatsızlanıp uzun süre tedavi görmüştü.

Yıllardır şeker hastalığı ile mücadele ettiğini belirten Tayfur, “Şimdi de  geçirdiğim kısmi yüz felci için fizik tedavi görüyorum.  Doktorlar sürekli dinlenmemi, bir süre şarkı söylemememi istediler. Sağlığıma yeniden kavuşmak için mücadele ediyorum” dedi.

2 Mayıs 2011
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Kategoriler

Sayfalar