Aşık Aşka Aşıktır,Aşık aslında SANA Aşıktır..

Aşık Aşka Aşıktır,Aşık aslında SANA Aşıktır..
Aşık Aşka Aşıktır,Aşık aslında SANA Aşıktır..

 

Yaratıcının en mükemmel tasarımıyım ben.İnsanım ! Ve en mükemmel şekilde tasarlandım.

“Ben gizli bir hazineydim, istedim ki bilineyim” diyerek yarattığı âlemlerin en sevgilisi Muhammed’in nuru aşk-ı ile yaratılan kâinatın malıyım.

Yani büyük bir aşkın ürünüyüm.

Aşk çocuğuyum ben Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

Âşık olmak ve kâinata sevgimi sunmak üzere programlandım Yaratıcım tarafından.

Aşk ne zaman, ne de mekân arar.

İlle de mekân derseniz kalbim derim.

Zaman ise; geldiği andır Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır….

O gelmeden hissettirir kendini, olaylarla belli eder geleceğini.

Sanki geleceğini bilir gibi beklerim onu.

Bir hassasiyet bir durgunluk başlar yüreğimde,

Fırtına öncesindeki sessizlik gibi bir sükût kaplar etrafımı.

Sanki bir şeyleri hisseder ama ne olduğunu kestiremem bir türlü.

İşte o an aşk kapımdadır, içeri girmek için davet bekler benden.

Ben aşkı bilsem de O’nun kadar aşkı hiç kimse bilemez.

O sevenlerin en sevenidir, çünkü aşkı yaratan O dur.

O aşkın ta kendisidir.

Sevmeseydi zaten yaratmazdı beni.

O, istenmeyi istemeseydi, istemeyi içime vermezdi.

O sevilmeyi ister, O istenmeyi bekler.

Ve yine insanla ayna tutar insana Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

Aslında aynada O’dur, Sevgide O’dur, Aşk da O’dur.

O benim kapıma gelen deli sevdamdır Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

“İnsan benim sırrımdır. Ben insanın sırrıyım ” der.

Sır nedir? Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır….

Aslında kâinattaki en büyük sır “AŞK” tır.

Sev der, çok sev ama en çok beni sev Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

Sevdirir birleştirmez, Gösterir yaklaştırmaz, Özletir hasret bırakır, Âşık eder kavuşturmaz.

Zaten kavuşsa adı ÂŞK olmaz.

Yan der, çıra gibi yan ama tutuşma der.

Tutuşacaksan sadece benim için tutuş.

Bir baş eğmezliktir insanın hayata karşı hırçınlığı.

Ve kendini bildiği andan itibaren aşkı arar.

Kâinattaki her şey O’nu arayıştır aslında Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

O’nu keşfetmek üzere programlanmıştır hayat.

Her şeye rağmen AŞK tektir.

Gecelerce yıldızların parıltısını seyredersiniz,

Ne güzel, Ne ulaşılmazdır onların ışığı.

Ama onlarda güneşten alırlar parlaklıklarını.

Güneşi seyredemezsiniz gözleriniz kamaşır.

Gaye-i ışıktır güneş, Vesile-i ışıktır yıldızlar, güneşi yansıtırlar.

Vesile-i AŞK tır insan, Gaye-i AŞK tır ALLAH

Ve perde-i AŞK tır insanı sevmek.

İnsanla perdeler kendini hasret bırakır özletir göstermez.

AŞK-ı dünyevidir insan ve AŞK-ı uhrevidir ALLAH.

O kulunun kalbine nazar etmeye görsün,

Kıvılcımı yaktı mı artık hiç kurtuluşunuz yoktur.

O yarattığı kulunu sevdirerek yaklaştırır kendine.

Sevgilinin zatında aslında kendi nurudur görünen.

Seven O’nu sever, Arayan O’nu arar,

İsteyen O’nu ister, Özleyen O’nu özler.

Peşinden koştuğumuz da O, Kavuşmak istediğimizde O,

Sarılmak istediğimizde O dur Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

AŞK; tekdir Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

Aslında en büyük lütûftur bu, Kulunun kalbine koyduğu kor ateş.

“Her göz etmez fark, İşitmez her kulak,

Saklı olmaz birbirinden CAN ve TEN

Canı görmek için izin yok ki bil ki sen

Bir ateştir, yel değildir ney sesi;

Kim ki ateşsizdir; Yok olsun böylesi ” der Mevlana Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

İşte yana yana gelir kul ona.

Mucibince amel ederse dünyevi aşktan uhrevi aşka geçiverir.

Aslında Mecnun’a Leyla’dan tecelli eden de onun aşkının nurudur.

Ama o kalbe kendi sevgisinden daha şiddetli bir sevginin girmesine müsaade eder mi hiç?

Kulunu kullanır, önce kulunda hissettirir zatını,

Gönlüne lezzet tat verir.

Güllerin kokusunu gül kokusuyla duyurur,

Bülbüllerin sesini dinletir,

Şakayıkların renklerini gösterir,

Fark ettirir hayatı,

Aldığı soluğu hissettirir.

Sonsuz sevgi pınarından su içirir.

Sevmeyi böyle öğretir kuluna.

Sevince, İlkbahar olur Sonbaharlar âşıklara.

Ve aşkı insana insanla efsane eder ve aşığı aşka müptela eder.

Aşık artık maşuğunun peşinden koşar, her yerde onu arar.

Leylalar Mecnunlar, Yusuflar Züleyha’lar, Ferhatlar Şirirnler ve daha nice efsaneler bu aşkla ona erdiler.

Anne sevgisi, Eş sevgisi, Kardeş sevgisi, Evlat sevgisi, Sevgili sevgisi, ALLAH dostlarına duyulan sevgi, hepsi birdir Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır… Hepsi tek pınardan beslenir.

Çünkü SEVGİ tektir Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

Bilmeden ALLAH’ı sevmektir ÂŞIK olmak, işte budur aşka mecaz katmak.

O zatını, Kulunun suretinde gizler görünmez, ama O kulunu görür Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

O bilir, O çok sevdiği kulunun kendisini aradığını,

Bir gün mutlaka kendine âşık olacağını da bilir.

Bu aşkla Mahmut Hüdai-ye kadılığı bıraktırır.

İbrahim Ethem’i atlas yorganından çıkartır.

Bişr-i Hafî’ye bütün varlığını tükettirir.

Niyazi-i Mısri’ye mum yaptırıp sattırır.

Ferhat’a dağları deldirir, aşığa acı çektirir.

ÂŞIK sadece sever,

O sevdiği ile birlikte olmayı sever, o sevmeyi sever ve

“Seni seviyorum” demeyi sever.

Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır….

Tek “Seni seviyorum” “Seni seviyorum” demeyi seviyorum Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…
Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır…

14 Şubat 2012
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk

Allah(c.c) Demek…

Allah(c.c) Demek…

 

 

Fakir bir genç padişahın kızına aşık olmuş.

Bu ümitsiz sevdasını devrin meşhur dervişine anlatarak yardım istemiş.

Derviş: “Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece ‘Allah’ diye cevap ver.” demiş.

Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan “Allah” demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla “Allah” diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş.

Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. “Kimsin?Derdin ne? Ne istersin?” demiş ise de, genç, padişaha karşı da “Allah” demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış.

Derviş akşam gencin yanına gelmiş. “Padişah sana “Kızımı vereyim” diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!” diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: “Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim.” deyince,

Genç, dervişin şaşkın bakışları altında “Yok” demiş. Artık onu da istemiyorum.

Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi.

Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu?

Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.”demiş.

4 Şubat 2012
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk

MEVLANA’DAN SÖZLER

MEVLANA’DAN SÖZLER

MEVLANA’DAN SÖZLER

  • Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya. Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.
  • Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.
  • Dünle beraber gitti düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek gerek.
  • Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.
  • Yerde bir zayıf aman dilerse, gökyüzü askerleri birbirlerine karışırlar.
  • Kalp bir bahçe gibidir. Onda mutlaka birşeyler bitecektir. O halde güzel şeyler ekin ki güzel şeyler bitsin!
  • Eden kendisine eder. Yapan bulur ve çeker. Unutma ki; kazanmak koca bir ömür ister, Kaybetmek içinse bir anlık gaflet yeter.
  • Sen değerinle ve düşüncenle, iki âleme de bedelsin, ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.
  • Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır.
  • Yarın yaparım yarın yaparım deme!  Bugün’de dün’ün yarın’ıydı ne yapabildin?
  • Sadece bir ömürlük misafirim ben. Yüreğimiz kıymet bilene emanet.
  • Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil ! Çünkü o; herşeyin fiyatını bilir, değerini değil.
  • Çocukluğunda oyun, gençliğinde sarhoşluk, ihtiyarlığında tembellik.  Ne zaman  ALLAH’a kulluk edeceksin?
  • Sevgini vermesini öğren.  Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış.
  • İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
  • Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın.
  • İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
  • İnsan dostunun huyunu alır.
  • İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı temizler.
  • Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.
  • Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.
  • Akıllı insan düşündüğü herşeyi söylemez, fakat söylediği herşeyi düşünür.
  • Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
12 Ocak 2012
Yorumlar Kapalı
Okunma
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Kategoriler

Sayfalar